BİLSEM'de hangi konular çıkar? Konu çalışılır mı?

BİLSEM'de çalışılacak bir konu yok; matris, örüntü, şifreleme birer soru tipi. Konu konu çalışmak neden işe yaramaz? Önce 44 saniyelik videoyu izleyin.

Önce bu 44 saniyeyi izleyin. Bu yazıda anlattıklarımızın özü videoda.

BİLSEM'de çalışılıp bitirilecek bir konu yok. Değerlendirme, okulda öğrenilen bilgiyi değil çocuğun düşünme becerilerini ölçer. Matris, örüntü, şifreleme bir konunun değil, bir soru tipinin adıdır; aynı soru birkaç dakikada birinden ötekine çevrilebilir. Bu yüzden konu konu çalışmak yerine her gün kısa süre, farklı soru tiplerinin karıştığı düzenli pratik öneriyoruz. Öğrenme araştırmaları da aynı yeri gösteriyor: Türleri karışık çalışan öğrenciler, aynı türü art arda çalışanlardan sonraki testlerde belirgin biçimde daha başarılı oluyor.

Son güncelleme: 6 Ekim 2026

BİLSEM'de hangi konular çıkar?

Kısa cevap: hiçbiri. BİLSEM'de okuldaki gibi bir müfredat yok. MEB, sürecin bir sınav olmadığını, çocuğun "mevcut durumu"na baktığını ve özel bir hazırlık ya da kurs gerektirmediğini açıkça yazıyor. 2025-2026 kılavuzu da değerlendirmeyi konulara göre değil, yetenek alanlarına göre tanımlıyor: genel zihinsel yetenek, resim ve müzik. Kılavuzda çalışılacak bir konu listesi yok.

Hazırlık kaynaklarındaki matris, örüntü, şifreleme, benzeşim, küp sayma gibi başlıklar bir müfredatın bölümleri değil, soruları tanımak için kullanılan adlar. Sorunun neye benzediğini anlatırlar; çocuğun neyi öğrenip bitirmesi gerektiğini değil.

Zekâ testi matematik gibi değil

Matematikte konular gerçekten ayrıdır. "Kümeleri biliyorum ama denklemleri bilmiyorum" anlamlı bir cümledir: Eksik konu bulunur, çalışılır, kapanır.

Zekâ sorularında böyle bir bölünme yok; "Şifrelemeyi öğrendim, matrisi öğrendim" diye bir cümle kurulamaz. Bir matris sorusunda çocuk aynı anda şekillere dikkat eder, bir kural arar, kuralı aklında tutar ve seçenekleri karşılaştırır. Şifreleme sorusunda da aynı beceriler çalışır; değişen yalnız sorunun kılığıdır.

Matris, örüntü, şifreleme: konu değil, soru tipi

Videodaki cümle şu: "Matris dediğiniz soruyu iki dakikada örüntü ya da şifreleme sorusuna çeviririm." Aşağıda tam olarak bunu yaptık. Kural tek: iki parçayı birleştir. Şekilleri tabloya koyunca adı matris oldu, sıraya dizince örüntü, her şekle bir hece verince şifreleme.

Aynı kural üç soru tipinde: matris, örüntü ve şifreleme. Üçünde de iki parçayı birleştirmek gerekiyor.
Aynı soru, üç ad. Cevap üçünde de aynı: kare ile yıldız bir arada.

Değerlendirmedeki soru da daha önce görülen bir tipe benzeyebilir ama birebir aynısı olmaz. Çocuğa yardım edecek olan "matris konusunu bitirmiş olmak" değil, ilk kez gördüğü soruda kuralı arama alışkanlığıdır.

Konu konu çalışınca ne oluyor?

Bugün 30 matris, yarın 30 örüntü çözen çocuk bir süre sonra soruya bakmadan ne yapacağını bilir: "Bugün matris günü, satırlara bakarım." İyi gidiyor gibi görünür, ama çocuk soruyu değil tipi ezberlemiştir; düşünmeyi bırakır. Kılığı biraz değişen soruda ya da tiplerin karışık geldiği bir denemede takılır.

Araştırmalar da bu sınırı gösteriyor. Zekâ testini tekrar çözenlerin puanı çoğu zaman yükselir. Ama 64 çalışmayı ve yaklaşık 27 bin kişiyi bir araya getiren bir analiz, bu artışın testin asıl ölçmek istediği genel zekâyla ilgisi olmadığını ve başka testlere taşınmadığını gösterdi (te Nijenhuis ve ark., 2007). Bir soru tipine alışmak o tipte hız kazandırır; düşünme gücünün büyüdüğü anlamına gelmez.

Araştırmalar ne diyor? Karışık pratik daha kalıcı

Öğrenme biliminde bunun adı bloklu ve karışık çalışma. Bloklu çalışmada aynı türden sorular art arda gelir: AAA, BBB, CCC. Karışık çalışmada türler harmanlanır: A, C, B, A, B, C. Sorular aynıdır; değişen yalnız sıra.

Bu konudaki ilk deneylerden birinde üniversite öğrencileri aynı matematik sorularını ya türler art arda gelecek şekilde ya da karışık sırayla çözdü. Çalışırken konu konu çözenler önde gitti: yüzde 89'a karşı yüzde 60 doğru. Bir hafta sonraki sınavda tablo tersine döndü: karışık çalışanlar yüzde 63, konu konu çalışanlar yüzde 20 (Rohrer ve Taylor, 2007).

Çubuk grafik. Küçük bir deneyde çalışırken konu konu çalışanlar yüzde 89, karışık çalışanlar yüzde 60 doğru yaptı; bir hafta sonraki sınavda konu konu yüzde 20, karışık yüzde 63. 54 sınıflık okul deneyinde bir ay sonra konu konu yüzde 38, karışık yüzde 61.
Çalışırken kolay gelen yöntem, sınavda geride kaldı. Kaynak: Rohrer ve Taylor (2007); Rohrer, Dedrick, Hartwig ve Cheung (2020).

Sonuç okulda da tekrarlandı. 126 yedinci sınıf öğrencisiyle yapılan bir deneyde karışık çalışanlar 30 gün sonraki habersiz testte yüzde 74, konu konu çalışanlar yüzde 42 doğru yaptı (Rohrer, Dedrick ve Stershic, 2015). 54 sınıfın kurayla ayrıldığı daha büyük bir deneyde bir ay sonraki fark yüzde 61'e yüzde 38 oldu (Rohrer ve ark., 2020).

Abartmayalım: 59 çalışmayı birleştiren bir analize göre karışık çalışmanın üstünlüğü genelde orta düzeyde. Tabloları ressamına göre ayırt etmek gibi görsel işlerde daha büyük, matematik görevlerinde daha küçük; kelime listesi ezberlemekte ise art arda çalışma daha iyi (Brunmair ve Richter, 2019). Karışık çalışma, birbirine benzeyen türleri ayırt etmeyi gerektiren işlerde öne çıkıyor.

Neden? Bloklu çalışmada en zor kararı başlık verir: "Bu bölümde hep matris var." Karışık çalışmada çocuk her soruda önce "Bu ne tür bir soru, hangi yolu denemeliyim?" diye düşünmek zorundadır. Değerlendirmede de tam olarak bu gerekir; kimse soruların üstüne tip adını yazmaz.

Kolay gelen her çalışma iyi değildir. Bir deneyde katılımcıların yüzde 78'i ressamların tablolarını karışık sırayla görünce daha iyi öğrendi; ama yine yüzde 78'i art arda görmenin en az onun kadar iyi olduğunu düşündü (Kornell ve Bjork, 2008). Robert ve Elizabeth Bjork bunlara "istenen zorluklar" diyor: Çalışırken yavaşlatıyor gibi görünen yöntemler öğrenileni daha kalıcı kılar.

Az ama her gün: düzenli pratiğin gücü

Aralıklı çalışma öğrenme biliminin en sağlam bulgularından biri: 317 deneyi bir araya getiren bir derlemede aynı çalışma tek oturuma yığıldığında son testte ortalama yüzde 36,7, zamana yayıldığında yüzde 47,3 doğru yapıldı (Cepeda ve ark., 2006). Bu deneyler çoğunlukla kelime ve bilgi hatırlama üzerine; yine de ders açık: Aynı emeği günlere yaymak daha kalıcı. Haftada bir gün iki saat yerine hafta içi her gün 15-20 dakika daha doğru; çocuğu da yormaz.

"Konu bilmeyen nasıl yapsın?"

Velilerden en sık duyduğumuz soru bu: "Çocuğum matrisi bilmiyor, nasıl yapacak?" Videodaki cevap kısa: Konu bilmemeye devam etsin.

Çünkü değerlendirilen şey zaten bu: Çocuğun ilk kez gördüğü bir soruda ne yaptığı. Konu bilmeyen çocuk her soruya baştan bakar, kuralı kendisi arar. Anne babaya düşen, ona bir konu listesi vermek değil, her gün farklı sorularla bu alışkanlığı beslemek.

Doğru çalışma nasıl olur?

Konu konu çalışma ile her gün karışık çalışmanın karşılaştırması: solda her gün tek tip soru, sağda her gün karışık soru tipleri.
Aynı haftada aynı sayıda soru. Fark yalnız sırada.
  • Hepsinden biraz, her gün. Örüntü günü, benzeşim günü olmasın; matris, örüntü, şifreleme, hafıza ve sözel sorular aynı gün karışık gelsin.
  • Kısa ve düzenli. 1-3. sınıf için hafta içi günde 15-20 dakika yeterli.
  • Önce kendi düşünsün. Çocuk soruyla bir süre baş başa kalsın, sonra çözümü izlesin. Çözümü baştan izlemek anlamış gibi hissettirir ama düşündürmez.
  • Yanlışı düşünce olarak konuşun. "Matriste zayıfsın" yerine "Bu soruda kuralı nerede aradın?" diye sorun.
  • Haftada bir deneme. Denemede tipler zaten karışık gelir; karışık pratiğin gerçek koşulda sınandığı yer burası.
  • Konu anlatımından ve canlı dersten uzak durun. "Matris konusu" anlatımı kalıp öğretir. Canlı ders içeren kaynaklardan da kesinlikle uzak durun: Çocuğun konuşamadığı, soru soramadığı bir yayın video izlemekten farksızdır ve zihni pasifleştirir. Nedenlerini BİLSEM hazırlığında canlı ders yazımızda anlattık.

Hazırlığın amacını ve dozunu BİLSEM için çalışılır mı? yazımızda, sınıfa göre bir yol haritasını BİLSEM'e hazırlık nasıl yapılır yazımızda bulabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

BİLSEM'de matematik konuları çıkar mı?

BİLSEM'de okul derslerindeki gibi bir konu listesi yok. Bazı sorularda sayılar kullanılabilir; ama ölçülen şey bir matematik konusunu bilmek değil, sayılar ya da şekiller arasındaki ilişkiyi görmek.

BİLSEM matris soruları nasıl çalışılır?

Ayrı bir "matris konusu" olarak değil. Çocuk matris sorusunu ilk kez görüyorsa birkaç örnekle tanışsın: satırlara ve sütunlara bakmak, neyin değişip neyin aynı kaldığını bulmak. Sonra matris soruları günlük karışık çalışmanın içinde gelsin. Her matris sorusunda kural farklı olabilir; çocuğa kural listesi değil, kural arama alışkanlığı kazandırın.

Örüntü ve şifreleme soruları için ayrı çalışmak gerekir mi?

Gerekmez. Örüntü ve şifreleme de birer soru tipi ve aynı düşünme becerileriyle çözülür. Ayrı günlere bölmek yerine her gün tiplerin karıştığı kısa bir çalışma daha kalıcı öğrenme sağlar.

Çocuğum bir soru tipinde çok zorlanıyorsa o tipi ayrıca çalışmalı mı?

Kısa bir tanışma işe yarar: Birkaç soruyu birlikte çözün, "Burada ne değişiyor?" diye konuşun. Ama o tipi günlerce art arda çözdürmeyin. Zorlandığı tip karışık çalışmanın içinde sık sık karşısına çıksın; her seferinde önce tipi tanıması, sonra çözmesi gereksin.

BilsemTeknik'te çalışma düzeni

BilsemTeknik'te hafta içi her gün 20 soruluk günlük test, her pazar deneme var. Her sorunun çözüm videosu ya da animasyonu bulunuyor; çocuk önce kendisi çözer, sonra çözümü izler. Yalnız günlük testler ve denemelerle ayda 700'den fazla soru çözülmesi uygulamanın omurgası; Kapışma ile sonsuz soru. Uygulamayı App Store ya da Google Play'den indirip ücretsiz hesap açarak 1 ücretsiz deneme ve 1 örnek test çözebilirsiniz.

Kaynaklar